Ergenlerde Obsesif Belirtiler: Tanım, Belirtiler, Nedenler ve Tedavi Yöntemleri

Giriş:

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), tekrarlayan, istilacı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelere yanıt olarak tekrarlayan davranışlar veya zihinsel eylemler (kompulsiyonlar) ile karakterize edilen yaygın bir anksiyete bozukluğudur. Ergenlik dönemi, beyin gelişiminin hızlı olduğu ve hormonal değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle, ergenler OKB geliştirme riski altında olabilirler. Bu makalede, ergenlerde obsesif belirtilerin tanımını, belirtilerini, nedenlerini ve tedavi yöntemlerini ele alacağız.

Obsesif Belirtiler:

Obsesyonlar, tekrarlayan, istilacı ve istenmeyen düşünceler, dürtüler veya imgelerdir. Bu düşünceler, bireyde kaygı, sıkıntı veya rahatsızlık yaratır. Ergenlerde yaygın obsesyon örnekleri şunlardır:

  • Kirlilik ve bulaşma korkusu: Mikroplar, kirlilik veya hastalık bulaşma korkusu.
  • Şüphe ve kontrol etme: Kapıların kilitli olup olmadığı, ocakların kapalı olup olmadığı gibi şeylerden şüphe duyma ve sürekli kontrol etme ihtiyacı.
  • Simetri ve düzen: Her şeyin mükemmel bir şekilde düzenli ve simetrik olması ihtiyacı.
  • Agresif düşünceler: Kendine veya başkalarına zarar verme düşünceleri.
  • Cinsel düşünceler: İstenmeyen cinsel düşünceler.
  • Dini düşünceler: Dini kurallara uymama ile ilgili obsesyonlar.

Kompulsiyonlar:

Kompulsiyonlar, obsesyonlara yanıt olarak tekrarlayan davranışlar veya zihinsel eylemlerdir. Bu davranışlar, bireyin kaygısını geçici olarak azaltmasına yardımcı olur, ancak uzun vadede durumu daha da kötüleştirebilir. Ergenlerde yaygın kompulsiyon örnekleri şunlardır:

  • Yıkama: Elleri, vücudu veya eşyaları tekrar tekrar yıkama.
  • Kontrol etme: Kapıları, ocakları veya diğer şeyleri tekrar tekrar kontrol etme.
  • Sıralama ve düzenleme: Eşyaları tekrar tekrar sıralama ve düzenleme.
  • Dua etme veya dua tekrarlama: Tekrarlayan dua veya dua benzeri eylemler.
  • Sayma: Sayıları tekrar tekrar sayma.

Nedenler:

Ergenlerde obsesif belirtilerin kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak, genetik faktörler, beyin kimyası ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Genetik faktörler, bir kişinin OKB geliştirme riskini artırabilir. Beyin kimyası ile ilgili olarak, serotonin gibi nörotransmiterlerin dengesizliğinin OKB‘ye katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Çevresel faktörler, stresli yaşam olayları, travma veya çocukluk döneminde yaşanan istismar gibi faktörleri içerebilir.

Tedavi Yöntemleri:

Ergenlerde obsesif belirtilerin tedavisinde en etkili yöntem bilişsel davranışçı terapi (BDT)’dir. BDT, bireyin obsesyonlarını ve kompulsiyonlarını anlamasına ve bunlarla başa çıkmasına yardımcı olur. BDT‘ye ek olarak, ilaç tedavisi de kullanılabilir. İlaçlar, özellikle semptomlar şiddetli ise, kaygıyı azaltmaya ve obsesyonları ve kompulsiyonları kontrol etmeye yardımcı olabilir. Bazı durumlarda, BDT ve ilaç tedavisi birlikte kullanılabilir.

Sonuç:

Ergenlerde obsesif belirtiler yaygın bir sorundur ve önemli ölçüde işlevsel bozukluğa yol açabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, ergenlerin yaşam kalitelerini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Aile desteği ve anlayışı da tedavi sürecinde önemli bir rol oynar. Eğer siz veya tanıdığınız bir ergen obsesif belirtiler yaşıyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına danışmanız önemlidir.

UZMAN PSİKOLOG EMRE BAKIR

Ergenlikte Kimlik Gelişimi

  • Kimlik, bireyin ben kimim sorusuna verdiği cevaplardan oluşmaktadır. Bireyin çocukluk dönemindeki yeteneklerini, becerilerini ve özdesimlerini kimlik olarak adlandırılarak, bireyi yeni, tutarlı bir çevre ya da yapı içerisinde yeniden değerlendirmeye ve yeniden düzenlemeye zorlamaktadır.
  • Kimlik gelişimi sırasında ergen kuvvetli ve zayıf yanlarının daha çok farkına varır.
  1. Erikson Psikososyal Gelişim Evreleri

 

E.Erikson’a göre kimliğin  iki temel işlevi vardır:

1) Bireyin kendini farklı ve ayrıcalıklı ve “biricik” hissetmesi. (Bireyin değişmediği)

Farklılık, ayrılık, biriciklik

2) Diğer bireylerle aynı ve ait olduğu bir toplumun olacağı (Ait olma)

Aynılık, benzerlik

  • Önemli olan biricikliği koruyarak paylaşmak

“Bireysel biricikliğin sürekliliği”

  • Psikososyal moratoryum Ergen ilişkileri, dini, siyaseti,aşkı vb. sorgulamalara gidiyor. Bir bekleme askıya alma dönemi. Ama yoğun bir durgunluk dönemi. Ergen kimliğini oluşturmak için bir çok girişimlerde bulunuyor.

 

  • Bağlanma : Bu seçimde tercihler ve kişisel yatırımlar(örneğin, nişanlanmak,meslek seçmek,ideoloji belirlemek)
  • Keşif: Anlamlı seçenekler arasında ergenin seçim sürecine girmesi
  • Amaç

Erikson: Bir kimlik duygusu

Kişisel bir kimliğe sahip olmanın bilinçli duygusu iki spontan gözleme dayanır: zaman ve mekan içinde kişinin varlığında aynılık ve sürekliliği algılaması, başkalarını bu aynılık ve sürekliliği fark ettiğini algılaması.

Çocuk yılları boyunca ardarda ego sentezleri ve yeniden sentezleri ile yavaş yavaş oluşan bir şekildir. Ağır bir biçimde kişisel libidinal gereksinmeleri, kapasiteleri, anlamlı özdeşleşmeleri, etkili savunmaları, başarılı yüceltmeleri ve tutarlı rolleri kümeleştiren bir şekildir.

  • Erinlik + Toplumun talepleri = Bunalım
  • Ters kimlik Ergen sağlıklı bir kimlik oluşturamazsa, hiçbir kimliğe sahip olmamak yerine kendi seçimi doğrultusunda veya çevrenin etkisiyle toplumun tam zıttı davranışlarda bulunabilir. (Çeteler, uyuşturucu grupları,fahişelik gibi)

 

2. Marcia’nın Kimlik Gelişimi

  • Görüşme teknikleri
  • Bunalım ve yüklemlemeler (mesleki, ideoljik) varlığı ve yokluğu önemli
  • Kimlik bunalımı Bireyin kimliği ile ilgili alternatifleri görmesi, sorgulaması. Bireyin kimliğiyle ilgili düşünsel düzeydeki her tür sorgulama.Sistemli bir analiz söz konusu
  • Bağlanma Bireyin kimliğiyle ilgili seçenekler arasında verdiği kararları ifade ediyor. Kendine birtakım şeylere bağlamış olması gerekiyor. Bunların varlığı ya da yokluğuna göre kimlik statüleri belirleniyor.

 

Marcia’nın Kimlik Statüleri

  İpotekli Morotoryum Başarılı Dağınık
Bunalım + +
bağlanma + +

 

  • Kimlik dağınıklığı= Arayışın olumsuzlukla sonuçlanması, kendine uymayan bir yere ait oluyor. Bir bütünlük yok. Bir süre karar verme deneyimleri yaşıyor. Bunalım yok, sorgulama sistemli değil.Sürekli bir kimlikte değildir.
  • İpotekli kimlik = Ergenin dış dünyadaki seçimleri kendisi için değerlendirmemesi durumudur. Çevresi tarafından oluşturulan hazır bir kimlik var ve o kimliği benimseme eğiliminde oluyor. Kendisi için uygunluğu konusunda bir sorgulama söz konusu değil. Kişilerarası ilişkiler, ideoloji ve meslek konularında oluyor.
  • Moratoryum= Bireyin kendisiyle ilgili çok yoğun sorgulamalar içinde olduğu bir süreçtir. Bunalım söz konusudur; ama henüz bir bağlanma yoktur. Karar verme sürecini yaşamakta ama genel bir yüklenme söz konusudur.
  • Başarılı kimlik= Bunalımı yaşamış kendi için gerekli seçimleri görmüş, bu seçeneklerle ilgili sorgulamalar yapmış ve bağlanmalar gerçekleştirmiştir. Kararlar almıştır.

Kimlik Statüleri ve Anababalık

  • İpotekli, kimlik durumundaki ergenlerin ana-babaları ile çok yakın ve sevgiye dayalı bir ilişki içinde olduğunu görmekteyiz. Ketleyici- bağımlı- engelleyici sevgi.
  • Dağınık, kimlik durumundaki ergenlerin anababalarından uzak ve reddedici davrandıkları görülmüş
  • Moratoryum kimlik durumundaki ergenlerin anababalarıyla ilişkileri dengesiz bulunuyor.
  • Başarılı kimlik durumundakiler ise ana-baba koruyucu değil, çocuğa destek ve onay sağlıyor.

Cinsiyet Rolü Gelişimi 

  • Ergenlik döneminde cinsiyet rolünün toplumsallaşması
  • Ergenler toplumdaki erkekliğe ve kadınlığa yönelik cinsiyet kalıpyargılarını gözlemleyerek cinsiyet farklılığını görür.
  • Günümüzde kimlik gelişimi özellikle kentsel, eğitimli, heterojen ortamlarda uzamaktadir.