Milli Takım Buraya Kadar
Hiç de öyle iddialı başlamamıştık Avrupa Kupası’na. Hatta Portekiz karşılaşmasındaki oyunumuz, bu takımın bu turnuvada ne işi var dedirtmiş herkese… 2. maçımızda mağlup duruma düştükten sonra İsviçre’yi 2-1 yenmemiz, Çek’leri tarihi bir hezimete uğratmamız ve bu maçla Avrupa Kupası tarihine geçmemiz hepimizi umutlandırdı.
Çeyrek Final rakimiz Hırvatistan’a eğer rakiniz Türklerse düdük çalmadan sevinilmez kaidesini de öğretmesini bilmiştik ve elemiştik onları da… Önümüze Almanlar gelmişti yarı finalde ve biz 24 kişilik kadroda 12 eksikle karşılaşmaya hazırlanıyorduk. Birçoğu Avrupa deneyimi olmayan oyuncularla, ama inanıyorduk. 90 dakika boyunca turnuvadaki en güzel mücadelemizi de verdik ama bu sefer olmadı. Hepimizi çok üzdü, nasıl üzmesin ki üstün oynayan, iyi olan, inançlı olan taraf bizdik ama turnuvaya veda etmek zorunda kalıyorduk… Hepimizin sesi kısılmıştı 90 dakika boyunca. Isparta’daki son akşamımda arkadaşlarımla çok güzel geçen zamanların ardından bir de final sevinci yaşamayı ne kadar arzu etmiştim. Hakettiğimiz kesinlikle buydu…
Yine de teşekkürler milli takım, teşekkürler Fatih Hoca, teşekkürler Türkiye…
Herşeyi öğrendik de birtek sevinemeyi öğrenemedik millet olarak!
yorum yok
Henüz yorum yapılmamış.