Son Yorumlar
-
- özlem: şiir sevgimizi burdan tatmin ediyoruz..
- ömer: vayyy
demek kaçak kullanıyorduk:) olsun böyle daha temiz oldu
- Emre: http://www.alexa.com/data/deta ils/traffic_details/pdrciyiz.b iz
- Emre: Canım arkadaşım benim teşekkür ederim :)Asıl ben seni, sizleri iyi ki tanıdım. Biraz reklam;...
- Emre: Hedefimize hep beraberce ulaşırız inşallah : ) Hayır bir sorumluluğu yok, hukuki sorumluluğunu...
-
- Emre BaKıR ~ içimdeki öz, içindeki özü selamlar: 10 Ayda Pdrciyiz.Biz
- Emre BaKıR ~ içimdeki öz, içindeki özü selamlar: Ankara Seyahati - 3
- Emre BaKıR ~ içimdeki öz, içindeki özü selamlar: Ankara Seyahati - 2
- Halid.Org: Mutlu ol! Bu bir emirdir
- glamour-agency: Studio Glamour Modeling...
- May 2008 (2)
- April 2008 (7)
- March 2008 (8)
- February 2008 (7)
- January 2008 (27)
- December 2007 (16)
- November 2007 (6)
- October 2007 (7)
- September 2007 (16)
- August 2007 (2)
- June 2007 (3)
- May 2007 (4)
- Avrupa Birliği
- Aykut Aydemir
- Cms Türk
- Ercan Tekin
- Eyüp.La
- Fatma ARICI
- Genç Ruh
- Güldemir Eczanesi
- Halid Altuner
- Halıkent
- Isparta Site
- Metin Bulut
- Mj Türkiye
- Nevzat Badem
- Önder BALTACI
- Oyun Forumu
- Pdr Kongresi
- PDR Topluluğu
- Pdrciyiz.Biz
- Seviyordum
- Techno Dünya
- Türk PDR Derneği
- Varol Eczanesi
- Web Tasarım
Geri İzlemeler
Sayfalar
Arşiv
Bağlantılar
İkisi de üniversite öğretim üyesi, ikisi de profesör. Biri, Celal Şengör, yerbilimci.Öteki, Atilla Yayla, siyaset bilimci.
İlki, totaliter bir zihniyete sahip.
Diğeri, liberal çizgide.
Prof. Şengör, darbesever bir zat!
Milliyet’e bir demecindeki sözleri:
“Ordu gayet tabii ki darbe yapabilir, niye yapmasın?”
Prof. Şengör, üniversitelerde başörtüsü-türban yasağının ateşli bir taraftarı. Bu yakınlarda Akşam gazetesine verdiği demeçte şöyle diyordu:
“Yasal olarak kabul edilse bile türban kabul edilemez. Türban taktın mı şeriat istiyorum demektir.”
Aynı demeçte asker adına da konuşmuştu Prof. Şengör:
“Laiklik ilkesini korumak askerin görevidir. Genç subaylar da rahatsız, yaşlı subaylar da…”
Arkasından da sopa göstermişti:
“27 Mayıs’ı üniversiteler yaptı!”
Prof. Celal Şengör askeri çok sever. O kadar ki, bir komutanla telefonda bile konuşurken ayağa kalktığını, önünü iliklediğini söylemiştir.
Hatta, askerlerin huzurunda ayağa kalkıp hazır ola geçtiği zaman komutanların “Rahat!” dediğini anlatan da kendisi olmuştu.
Asker de Prof. Şengör’e sıcak bakar. Örneğin iki yıl önce Harp Akademileri’ndeki açılış dersini Prof. Celal Şengör vermişti.
Prof. Şengör’ün katı, totaliter bir zihniyete sahip bir akademisyen olduğunu belirtmiştim. Bunun en çarpıcı örneği önceki gün İsmet Berkan’ın Radikal’deki köşesinde çıktı.
Prof. Şengör’ün kendisini YÖK’e aday gösteren Üniversitelerarası Kurul’a gönderdiği teşekkür mektubu, bağımsız ve eleştirel düşünce ile pek ilgisi olmayan totaliter anlayışın tüm izlerini taşıyordu.
Prof. Şengör, üniversitelerde yalnız başörtülüye değil, itikat sahibi, dindar bütün insanlara da kırmızı kart gösterilmesinden yana.
Bir başka deyişle:
Allah’a inandın mı yandın, ilim irfandan yoksun kalacaksın, bilimle zinhar uğraşmayacaksın!
Oysa, tarih böyle demiyor.
Girin Google’a, tıklayın Isaac Newton adını. Yerçekimi ve hareketin yasalarını bularak bilim tarihine en büyük katkıyı yapan Newton, Allah’a inanan bir Hıristiyandı. “Evet, yerçekimi planetlerin hareketini açıklıyor ama onları harekete geçiren kim?” diye sorduktan sonra, “Allah!” diye yanıtlıyordu.
Modern bilimin babası sayılan Galileo da koyu bir Katolikti.
Öyle anlaşılıyor ki:
Prof. Celal Şengör, kendi gibi olmayan kimseye üniversitelerde hayat hakkı tanımaktan yana değil.
Böylesi kafalar tüm iddialarına rağmen özünde sorgulayıcı ve eleştirel olmaktan uzaktırlar. Böylesi kafalar, özellikle üniversitelerde olması gereken bağımsız düşünce ile bağdaşmaz.
Demokrasi kültüründen yoksun böylesi kafalar, torna tezgâhından çıkmış gibi tek tip düşünen insan yetiştirmek gibi ham hayallerin peşinde koşarlar. Onun için de asker karşısında hazır ola geçip darbe çağrısı yaparlar.
Prof. Yayla’ya gelince…
Der ki bir konuşmasında:
“İfade özgürlüğünün olabildiğince geniş olması taraftarıyım. Dolayısıyla, hiç kimseyi fikirlerimi kabul etme mecburiyetinde görmem. Hiç kimse doğrunun tekeline sahip değildir. Herkes gibi benim söylediklerimde de doğru veya yanlış şeyler olabilir.”
Bu görüşlerin sahibi Prof. Yayla, tek bir sözcükten dolayı 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İki yıl boyunca da yakın takipte tutulacak.
Korkunç bir demokrasi ayıbı. İfade özgürlüğünü yerle bir eden, akademik özgürlüğü ayaklar altına alan bir karar…
Ama yaprak kımıldamıyor.
Kıyamet kopmuyor.
Ne Türkiye’de ne üniversitelerde.
Ama bir de şu var:
Başörtüsü yasağının sürmesi için kıyameti koparan Üniversitelerarası Kurul, bir darbe sevdalısını, Prof. Şengör’ü YÖK’a aday gösterirken, Prof. Yayla’nın mahkûmiyeti konusunda kılını bile kıpırdatmıyor.
Yazık!
Hasan Cemal
Milliyet
2 Şubat 2008
Kategoriler
- Beğendiğim Yazılar (3)
- Bilgi - Tavsiye (4)
- Eğitim (16)
- Ego Kokan Yazılar (28)
- Fotoğraf & Resim (8)
- Gez & Gör (4)
- Güncel (11)
- Güvenlik (3)
- İnternet (29)
- Karalama (9)
- Karikatür (3)
- Komikler (15)
- Kutlama (1)
- Müzik - Söz (4)
- PDR (18)
- Şiir (5)
- Sinema Tv (10)
- Siyaset (9)
- Video (5)
- Webmaster (20)
- Yaşam (47)
- Yurtdışı (1)
Bilgi
Giriş / Çıkış
Ajanda
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Apr | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |

Okuyucu yorumları bölümü " Darbe Sevdalısını Aday Yap, Mahkum Olana Sessiz Kal! "
February 29 2008
şunu da atlamamak lazım ki yayla liberalizmi feci şekilde abartıyor sadece türnbana degil ‘özgürlügün sınırı olmaz türkiyede başka bir devlet kurulsun bu da özgürlük’ da diyor