Felsefeyi daha tehlikeli hale getireceğiz, evet sanırım bunu yapacağız.
Bir yazı yazmak için oturdum bilgisayarın başına 2 aydır herhangi birşey yazmayınca ara sıra aklıma gelen ilginç konulardan bahsetmeyi planlıyorum. Psikiyatri faşizmi, iş hayatım, ve gündem ile ilgili. Tüm bunları toplayacak kadar yerinde değil dikkatim, şu sıralar neler yapıyorumdan bahsetmenin daha doğru olacağını düşünüyorum.
Mesleki yaşantımda ilk yılı geride bıraktım. Nasıl özetlersin bu yılı diye sorduğumda kendime, geride kalan mutlu anlar ulaşılması güç olacağı için acı derim elbet.
Teori ile pratik arasındaki uçurumu gördüm. Uygulamadaki sınırlılıkları, insanların senden işevuruk talepleri olduğunda ya da henüz bir çocuğa sahip olmayan idealist tavırlı, ukela rehber öğretmeni oynadığımda göt gibi kaldığım durumları. Rol yapıyorum sanırım bazen, psikolojik danışmancılık oynuyorum. Çok iyi bir hırsızı ya da. Sıkıştığımda da teslim oluyorum. Mesleki tükenmişlik de öğrenebilebilecekler arasındaydı bu yıl, ama kotardım orasını gibi. Popülist bulduğum pratik psikolojiyi öğrendim mesela. İnsanların bundan ne kadar hoşlandığını gördüm. Cinsellikten bahsettim onlara. Vajinadan, penisten. Bunları konuşan birini görmek şaşırtıyordu hem velilerimi, hem öğrencilerimi hem de öğretmen arkadaşlarımı. Freud’a 5 yıl önce ettiğim haksızlıkları gözümün önüne getirdim. Ben de bir muhafazakardım bu toplumun büyük çoğunluğu gibi. Ve Freud’un bir sapık olduğunu düşünüyordum liseden kalma sığ psikoloji derslerinden bilgilerle. Senden af dilemem lazım sanıyorum üstad yeniden.
Frankl’i, Nietzsche’yi, bireysel temelde özgürlüğü çocuklara anlattım. Adil olma, eşitlik, saygı ve hürriyet gibi kavramları. Anladılar mı bilmiyorum ama belki büyüdüklerinde ve aralarından birkaçı bu kavramları öğrendiklerinde hatırlarına gelebilirim.
Arabuluculuk görevim var mesela, 1. sınıf öğrencisinin beni yemekhaneden elimden tutarak ‘ Bizim bir sorunumuz var rehberlik öğretmenim gelir misiniz’ ricasıyla başlayan, ilerleyen süreçte hiç müdahil olmadan yanımda sorun çözme becerilerini öğrenmiş çocuklarda gördüğüm.
Sonra bir de sünger görevim var; öfkeli veli, öğretmen, öğrenci yatıştırma servisi. ÖYS ( öfkeliyi yatıştırma servisi )
ÖYS gibi acayip sorumluluklarda üstlendim adını hatırlamadığım.
Bugün bir yazı okudum. Rehber öğretmen napıyor ki anca yatıyor; Yapılan bir araştırma sonucunda rehber öğretmenlerinde geceleri uyudukları ortaya çıkarılmış. İronik bir yazıydı.
Seminer döneminde tanımadığım ya da bunun için engeller yarattığımız arkadaşlarımı da tanıdım. Bugün son günü ve keyifliydi diyebiliyorum.
Bu arada Hıdır kişisel de gelişti; eğitimlere falan katıldı. Parasını çar çur etti bunun için!
Hala aynı kilomda ama çok sigara içen ben. Ödemiş’ten son yazımla…
Felsefeyi daha tehlikeli hale getireceğiz
Nietszche
Gelecek yıl nerde miyim?

