İçeriğe göre başlık oluşturduğum yazılardan değildi bu… yazıyı yazmak için koymuştum başlığı.
Günün yorgunluğunu üzerimde hissetmeye başladım.Klavyenin başında yorulan parmaklarım ve odaklanamayan gözlerim açıklıyordu bunu bana. yaklaşık birbuçuk saat önce dışarıya çıktım. garip bir haletle. 1 km. ötedeki benzin istasyonu insanların olduğu en yakın yerdi bu saatte. yürümeye başladım oraya doğru. repertuarıma sagopa kajmerle başlamıştık. ama bugün senle olmaz dedim. daha ruha hitap eden parçalar olmalıydı.
Yalın küçücüğüm demeliydi heralde.
‘ Küçücüğüm herşeyim…. ‘
Yaşar sevdayı sinemalarda betimlemeliydi.
Dursun Ali’yle ulvi bir sevgi de olmalıydı gecemin karanlığında…
Köpeklerin havlamaları da kaygı oluşturmalıydı bende. sevgi birazda kaygıydı bu gece.
ne alacağımı bilmeden markete girdiğim zamanlardaki gibi bilinçsiz bir girişti yine…
meyve suyu ve süt sabaha kadar bilgisayar başında işimi görür diye düşündüm. kasaya yanaşırken de kardeşimi unutamadım… sevdiği çikolatalara elim uzanıverdi bir anda. ve çıktım marketten. eve mi gidiyordum ki?
hem bunları düşünüp hemde i-pod’taki şarkıların seyrinin değiştiğini farkettim. Yabancı müzikte bu gece benimle olmamalıydı. biraz hüzün katmalıydı bu gece bana. sizde onları bulamadım.
çevre yolunda ağır aksak yürürken ev giden yola da dönmedim. ev de ne yapabilirdim ki? bilgisayar başında muhabbet etmekte bu gecenin içinde değildi.
kafamı kaldırdığımda ilerdeki polis ışıkları dikkatimi çekti. yolun başında duran bir devriye arabası. yavaş yavaş yaklaştım ve her üniformalıya karşı beslediğim bir önyargıyla selam verdim aynasızlara. kimlik kontrolü için kimlik numaram telsizden anons edilirken aklıma askerlik tecilinde pürüz çıkmış olabileceği, belki de bu geceyi nezarette geçirebileceğim geldi. yalnız olmalıydı bu gece biraz da farklı. güzel de olurdu aslında… birkaç sorudan daha sonra yola devam ettim yine amaçsız bir biçimde…
aynı yoldan geri döndüm soğuğun ellerimi rahatsız etmeye başlamasıyla. arkamda birkaç köpek ilerde yine devriye… kulaklığı çıkarıp minik bir göz teması ve devam…
polisler de anlamış olmalıydılar beni. bu gecenin benim için farklı olduğunu.
be gece susmalıydım, daha çok şairler konuşmalıydı. şairler konuşunca edebinden susarlardı değil mi insanlar?
Mercan dede bana bi parça daha seçti tebessüm et diye ama bu gece ona da direndim. ve arkasından gelen parçalar benim ruhumla özdeşleşti.
evin yoluna dönmüştüm artık ve gecemi başlatan parçalarla evime yeniden girdim.
meyve suyum ve muzlu olmasa da sütüm. cevapsız bırakılmış 5 mesaj.

Şubat 15th, 2008 at 23:04
sen bana pesimist mi demiştin?
o cevapsız bıraktığın 5 mesajdan biri bana ait olsa gerek
bence şu şarkı gecene daha uygunmuş;
Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim
Şubat 16th, 2008 at 04:09
Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim
neşeeee hayranın olacam, çıkar su albumu
“best of minibusss”
Şubat 16th, 2008 at 04:33
ben şahsen bu yazıda biraz romantizm,
ve biraz da expresyonizm izlerini gördüm,
ve bunun birkaç saat önce izledgin filmden,bilgisayar başında fazla vakit geçirmekten veya içtigin meyve suyu-sütten kaynaklanan gazla alakalı olduğunu sanmıyorum;)
sanki başka bi sebebi var
dostum senin için kararmış.(tıpkı bu aralar bana da olduğu gibi)
bu arda seksendörtten ‘azab’
dinlemeni tavsiye ediyorum
HAYAT iLeRiYe DoğRu YaşaNıR,GeRiYe DoğRu aNLaşıLıR
Şubat 16th, 2008 at 13:48
YA Ercan ne cahilsin
o şarkı minübüslerde çalmıyor bi kere
hırsız polis dizisinin müziği
bunu çalsalar dolmuşta daha ne isterim
Şubat 17th, 2008 at 04:02
ben dinledim. ayrıca dizi müziği olmakla arabeskten kurtulmuyo kendileri:D
Şubat 17th, 2008 at 14:22
sen hangi hatta gidip geliyorsun ercan
Ne iyiymiş o dolmuşçular… ben de isterimmmmm :p
Şubat 19th, 2008 at 19:51
Haaa iyi yaaa
Arada bi yazıya da yorum gelir mi dedim ama nerde
Emin yorumun için teşekkür ederim. O gece hepsinden de biraz vardı heralde. Şimdi limewire’ı açtım ‘Azab’ı indiriyorum.
‘
’
Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim