Ankara… İnsan yeni gittiği, görüşeceği insanların neredeyse tamamını ilk defa göreceği bir mekanda yabancılık çekmez mi?
1 hafta sonrasında Ankara’dan ayrılmak kolay olmayacak. Hepinize çok teşekkür ederim.
Read More →
İçeriğe göre başlık oluşturduğum yazılardan değildi bu… yazıyı yazmak için koymuştum başlığı.
Günün yorgunluğunu üzerimde hissetmeye başladım.Klavyenin başında yorulan parmaklarım ve odaklanamayan gözlerim açıklıyordu bunu bana. yaklaşık birbuçuk saat önce dışarıya çıktım. garip bir haletle. 1 km. ötedeki benzin istasyonu insanların olduğu en yakın yerdi bu saatte. yürümeye...
Hoşuma gitti…
Binalarımız çöktü, dozerle tankla ezildi evler. Hurdaya döndü son model otomobillerimiz. Dev çukurlara gömdük eski elektronik aletleri. Art niyetlerimizin balta girmemiş ormanı orada.Merhametin ölü kaburgası orada. Acı çekmeye ve intikama ayarlı bir saatli bomba büyük patlamayı bekliyor.
Hava yastıkları koruyamayacak hiçbirimizi, ölgün bir rüzgârın hatırası kalacak boz...
Elif gibi yalnızım!
Ne esrem var ne ötrem. Ne beni durduran bir cezmim, ne bana ben katan bir seddem var.
Ne elimi tutan bir harf, ne anlam katan bir harekem… Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim, bir hıfzeden belki.
Gölgesini istedim bir dostun…
Yine soğuk geçen bir gece.
Read More →
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için,
Sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor,
Kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor,
Sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor,
Read More →