nav-left cat-right
cat-right

Biz Biraz Birbirimize Benzeriz

Az önce yabancı dizilerden birini izliyordum.  İlgi alanım ve mesleğim gereği de olaylara biraz psikolojik, biraz patolojik boyutta bakıp analiz etmeyi öğrendim. Çıkarımlarda bulunmaya çalışıyordum. Dizideki karakterin özgüven sorununu düşündüğüm anlarda zihnimde beliren pencere ardına kadar açıldı ve bunları yazmak geldi içimden.

Toplumumuzda yaygın olarak görülen özgüven eksikliği ve koskocaman yaptığımız süperegomuzla başladığı zihnimdeki yolculuk. Bu yolculukta şöyle bir kuramcılar geçti aklımdan, biraz da biz. Freud’la başladım. Adler, Jung derken derken… Hiç bir kuramcıyı yabana atamadım yine, eksik diyemedim. Benim düşünmeye başladığım yerden sizler de okumaya başlayın, buyrun;

Freud biraz haklı galiba, Toplumumuzun harika bir süperegosu var, eleştirilmez yorum yapılmaz bir örüntüye sahip. Böyle elle tutamayız, gözle göremeyiz. Ama sorgulamakta pek bize düşmez. Kimi zaman dogmatik, kimi zamanda dayatılmış. Bazen farkındayız, çoğu zaman ise değil.

Jung’da biraz haklı gibi geldi bana kollektif bir bilinçaltımız var. 7’sinden 70’sine kollektif hem de. Geçen ay Ahmet Altan köşesinde bir araştırmayı dile getirmişti; ‘ Türkler kendinden başka herkesi düşman olarak görüyor’ diye başlayan yazısında ne denli kuvvetli bir ortak düşüncemiz olduğunu. Ahmet Altan farkında değildi belki de, ama öyleydi.

Perls’ler de haklı biraz sanırım ha ne dersiniz? Gestalt’ta da bir takım sorunu var 70 milyon ruhun. Bizim hala Viyana kapılarında bitirilmemiş işlerimiz var. Milli maçlarda acaba bitirir de Perls’i doğrularmıyız diye çabaladığımız.

Ooo Adler’i unuttun mu demeyin hemen? Ondan da var bol miktarda biz de. ‘Gavur yapıyor abi işte’ özetlemiyor mu biz de ki Adler kavramını. Perls’le Adler sanki bir masaya oturup beraber çalışmışlar. Bitirilmemiş işler ve aşağılık hissi kavramlarını ortaya atarken. Sanki birazda bizden esinlenmişler.

Ellis ve Beck’i de haksız çıkartmayız biz, bilişsel hatalarımız vardır, kalıp yargılarımız, genel tutumlarımız. E Jung’a hak verirken aslında Bilişselciler’den de geçtik, onların da hakkını verdik.

Bir tek kuramcıya hak vermedik! Glasser’i karalar bağlar bizi duysa. Varoluşunu tamamlamaya çalışamayan bir milletiz biz. Bizim süperegomuz, bizim kollektif bir bilinçaltımız, bitirilmemiş işlerimiz, yetememezlik hislerimiz, bilişsel hatalarımız varmış. Bazen farkında olduğumuz, çoğu zaman ise değil.

Ahmet Altan yine birkaç gün önce yazmıştı, ‘ Biz Ancak Bize Benzeriz’ adlı köşe yazısında.

Emre BAKIR

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın