nav-left cat-right
cat-right

Ankara Seyahati – 2

Ankara Seyahetinin hatıralarını anlatmaya burada başlamıştım… 2. günün sabahından devam; ( 18 Mart 2008 )
Geç saatlere kadar uyumayınca sabah kalkması bir hayli zor tabi. Özellikle de Ercan için, adam çalışıyor… Ercan bizden önce kalkıp gitti okula saat 9 civarında da biz yataktan kalkabilme uğraşı veriyorduk, Ankara’nın 2. yorgun günü için. Apar topar kalktık ve hazırlandık. Saat 11.00′da Tuncay Ergene ile randevumuz vardı Beytepe’de. Ercan’ın tarif ettiği gibi dolmuşların geçtiği yere indik ve ARMADA dolmuşlarını bekliyorduk. Biraz sonra tabelasında ARMADA yazan dolmuş geldi biz yine de temkinli olmak için sorduk; ( Geyiği )

- Dayı Armada’ya gider mi?
- CIK..
- Eyvallah…
Biraz daha bekledikten sonra hem ARMADA yazıp hem de ARMADA’ya giden dolmuş geldi ve bindik. Beytepe’ye vardık saat 10.20 civarlarında. Gariptir ki ilk gün kimlik sorgulaması olmadan girebilmiştik kampüse.

Ders çıkışında bizimle buluşacak olan Fatma‘yı beklemek üzere bir cafe’ye oturduk, bişeyler atıştırdık kahvaltı niyetine. Fatma’da geldikten sonra yavaş yavaş fakülteye yol aldık ve Tuncay Ergene ile uzun zamandır beklenen görüşme. Tuncay Hoca’nın başka bir randevusu nedeniyle yaklaşık yarım saat süren bir bilgilendirme. Ertesi gün saat 11.00′da tekrar görüşmek üzere hoşkalınlar…

Elimizde Tuncay Ergene imzalı Ruh Sağlığı Politikası kitapları :D

Bizi Beytepe’de avutma sırası Özlem’de… Fatma’nın danışması var ve Özlem’in de yarım saat sonra dersi… City’e kadar bize eşlik eder ve o da gider… Malatya’nın bağrından kopup gelmiş 3 cağız gibi delikanlı yalnız başına bırakılır mı yahuu? :)

Geyik, muhabbet, yemek vb. şeylerle geçen saatlerin ardından yine başka bir cafe BAM. Bu sefer bize eşlik eden isim Gülşah… Yine muhabbetler :)

Ne kadar kaldığımızı hatırlamadığım ama oturmaktan kök saldık diyebileceğimiz kadar çok NAHO (emin değilim isminden ), City, BAM, Mayhoş cafe saatleri… Akşam yemeği vakti geldiğinde Mayhoş’tayız. Bize eşlik eden Beytepeli sayısında artış var :D

Özlem, Fatma, Zehra, Emran, Gülşah ve biz. Yemek ve muhabbet faslının ardından kalktık ve durağa doğru yürüdük. Metin’le Nevzat’ı uğurladıktan sonra ben hala Beytepe’deyim… – Beytepeli -

Yemek ekibiyle bir süre kampüste yürüyüş ve Tekrar o cafelerden birinde oturuyor buldum kendimi, City’deyiz…

Güzel dakikalar, fotoğraflar…

100. Yıl’a yollanmanın vakti geldi heralde. yavaş yavaş yol alıyorum… Garip bir şekilde Ercan’ın evini bulabildim fakat evde değiller :(

Yolda gelirken düşündüğüm tek şey; günün yorgunluğunun ardından biraz dinlenebilmek. Meğer okey oynamak üzere kahvede olmamız gerekiyormuş. Hadi bakim…

Ercan’la ben, Metin’le Nevzat… Kazanan tarafı tahmin ediyor olsanız gerek? :)

Ardından evdeyiz… Yine uzun süren muhabbetler belki de uyumalıyız. Uyumadan önce fotoğraflara bakmak geldi içimden. Ama fotoğraf makinası ortalarda yoktu. Nerelerdeydi kiiim bilir ki?

2. geceye de iyi uykular Ankara.

3 Yorum »

  1. avatar
    fatma'nin yorumu:
    nav-left

    Beytepeli (!) ;)

    Alıştın artık nacho, city ve bam üçlüsü arasında kök salmış diyebileceğin (!) kadar oturmaya; bizleri beklemeye… haklısın 3 cağız gibi (:)) delikanlı yalnız bırakılmaz ama neylersin danışanları da vaktinde karşılamak öğretildi bir yandan.. sen yine o kocaamaaan yüreğinle hoşgörürsün beni, bizi di mi?

    Biz de alıştık sana…
    İyi ki seni tanıdım ve iyi ki bizimlesin… :)

    nav-left
  2. avatar nav-left

    Canım arkadaşım benim teşekkür ederim :) Asıl ben seni, sizleri iyi ki tanıdım.

    Biraz reklam;

    http://www.fatmaarici.com

    nav-left
  3. avatar nav-left

    [...] Seyahati’nin birinci ve ikinci günlerini yazdıktan sonra epey aksattım [...]

    nav-left

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın